www.radyoimamhatip.com Açıyoruz...

İmamhatiplim.com olarak yeni bir ilkle karşınızda olacağız.....

 

imamhatip siteleri arasında ilk olarak radyomuzu açıyoruz.

 

Yayın anlaşımız en güzeli sunmak...

Gönül Verenleri Sesi Olma Gayreti İçerisinde bulunacağız

 

Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı olarak yola çıktık

Allah'a hamd olsun alt yapı sorunu haledilenerek hazırlıklar hızlandırdı Radyo jenerikleri, Linklerimiz tamamlandı.

Raydo olarak yapım aşamasında olan www.radyoimamhatip.com satın alınarak tasarım aşamasına geçti, amaç imamhatiplerin sesi olamak müslüman kardeşlerimizin tercümanı olmak

 İyi şeyler duymak için RADYO İMAMHATİP

Dinleyecğiz...

 

İletişim: www.imamhatiplim.com

Yorum (2) Yorum yaz!

Sende Destek ver FİLİSTİN'e

 

    ::: Bir Mektupta Sen Gönder Kardeş Ülke FİLİSTİN için...:::

Dünya'da ve Orta Doğu Müslüman kardeşlerimiz katledilirken bizlerin sessiz bir şekilde olan bitenlere seyirci kalmamız imkansız Osmanlı Devleti yarım asırca Adeletle hükmetmiş olduğu bir kıta şimdi emperyalistler Zulüm ve İşken yaparken bizlerin televizyonumuzun başından izlemekle takip etmekle kalmamız lazım....

Sende Destek ver....

FİLİSTİNE

LÜBNANA

ÇEÇENİSTANA I

RAK'a

AFGANİSTANA

KEŞMİRE .......

   Genç Mücadiler Gmail Grubu olarak Anadolu Gençlik Derneğinin hazırlamış olduğu Filistine Mektup adı altında açılan www.filistinemektup.com web adresine destek vermekteyiz... Gmail Grubumuza üyeliği bulunan kardeşlerimize buradan bildiriyoruz. Gerekli çalışmaları sizlerden bekliyoruz.

  Anadolu Gençlik Derneğini de bu hasas dönemde başlatmış olduğu kampayadan dolayı ve de Abdulhamit Han Hz. bizlere emanet olarak bırakmış olduğu Filistine sahip çıkarak güzel bir çalışmaya imza atmış olduğundan bizlerde Genç Mücahidler Gmail Grubu olarakta grup sahibi olarak teşekkür ediyorum...

 

...BİZ HEPİMİZ FİLİSTİNLİYİZ...

...ŞİMDİ KARDEŞ ÜLKE FİLİSTİNE YARDIM ZAMANI...

...FİLİSTİN = TÜRKİYE = FİLİSTİN'DİR...

 


                                                         Genç Mücahidler ©


                            

Yorum (6) Yorum yaz!

Öldürdün mü ABD gibi öldüreceksin.

 

Öldürdün mü ABD gibi öldüreceksin...

Her gün, başka bir düğün evinde yaşanan mutluluğu paramparça edip, üzerine ölüm saçacaksın. Çocuklar kurtulacaklar uzun yaşayarak görecekleri dertlerden; hepsini topluca bir mezara dolduracaksın. Artık, ne geçim sıkıntısı kalacak evlenecek gençlerin, ne de olup biteni anlatacak görgü tanığı; geride kimseyi sağ bırakmayacaksın.

Öldürdün mü ABD gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Tam teçhizatlı askerlerin olacak; uzun menzilli silahlarla vuracaksın. Hızla giden bir araba, sokakta koşan genç bir adam, slogan atarak yürüyen topluluk, pratik çözümler bulup hepsini havaya uçuracaksın. Çakal sürüsü gibi birlikte gezecek, gece
yarısı kapıları kırarak gireceksin içeri. Ani baskın yapacak; masum insanların ellerini arkadan bağlayıp, kafasına çuval geçirecek ve aşağılık cümlelerle konuşacaksın.

Öldürdün mü ABD gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Çikolata rengi gibi bombalar koyacaksın toprağın üstüne. Çocuklar, kendilerine yakışır bir ölümle ölecekler; oyun oynarken! Kapkara gözlerinde kocaman bir tebessüm. Uçaklar büyük bir gürültüyle üslerine dönecekler. Akşam, puşt bir ifadeyle kameraların karşısına geçecek ve ölenler için kibarca özür dileyecek bay başkan.

Öldürdün mü ABD gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

İçerisinde köpekler
dolaşan hapishanelerin olacak; fotoğrafta, gülümseyerek bakacak kadar eğitimli ve her emre itaat edecek kadar çok köpek. İçeriye alınanlardan bir daha haber çıkmayacak.

Öldürdün mü ABD gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Kahkahalarla fırlattığın bir tek bombayla iki yüz elli bin kişiyi aynı anda öldüreceksin. On binlerce kadının ırzına geçip, yüz binlerce insanı sakat bırakacaksın. Dünyanın istediğin her yerinde ölüm mangaları kurup yüz binlerce kişiyi işkenceden geçirecek, bir o kadar kişiyi de gözünü kırpmadan öldüreceksin.

Öldürdün mü ABD gibi, İNGİLTERE gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Yarım milyon
çocuğu bir gün içinde katledip, bir o kadar çocuğu da yetim bırakacaksın!

Öldürdün mü ABD gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Kişi başına en az beş bomba düşecek saldırdığın yerlerde. Herkesin ayağını denk alması için vahşeti
bütün televizyonlardan seyrettireceksin dünyanın geri kalanına.

Öldürdün mü RUSYA gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Yüz yıldan daha az olmayacak sürgünler; bir nesil yolda doğup, yolda ölecek. Geniş mezarlar kazacaksın toplu öldürülenler için ama bir kurşuna iki can sığacak kadar küçük olmalı bedenleri. Üzerindeki üniforma gibi yakışmalı öldürmelerin. Adın Moskof mezalimine çıksın senin.


Öldürdün mü İSRAİL gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Gözleri bağlı olacak esirlerin, kafalarını darmadağın ederken katillerinin yüzünü görmeyecek hiçbir esir. Almanya daki soykırıma karşı çıkacak, bin beterini Filistin de yapacaksın.

Öldürdün mü İSRAİL gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Duvarın köşesinde babasının kucağına sığınan on iki yaşındaki çocuğun tam göğsüne nişan alacaksın. Babasının kollarında can çekişirken çocuk, bütün dünyaya göstereceksin ne demekmiş insanca savaş! Buldozerlerle girmelisin evlerin kapılarından, mülteci kamplarına düzenlediğin operasyonla gelmeli ölüm. Taş atan çocuklar için top atan
tanklar bulundurmalısın; ördüğün on beş metrelik duvarın arkasında görünmez nasıl olsa zulmün. İnsanlık, seni anlayışla karşılayacak!

Öldürdün mü İNGİLİZ gibi öldüreceksin!

Kimsenin gıkı çıkmayacak!

Bir centilmen tarzı içerisinde be bütün zamanların en kahpe şekliyle, daima arkadan vuracaksın. Sinsice! Kahpece!

Öldürdün mü işte böyle öldüreceksin!

İşlenecek bir karış toprağı, içecek bir yudum suyu olan her coğrafyanın senin olması için kongre kararları, meclis kararları çıkaracak, oturduğu toprağına içtiği suyuna göz koyduğun insanları zalimce, hunharca ama mutlaka yasal öldüreceksin...


...:::FİLİSTİNİN GÖZÜ BİZDE:::...


                                                      Genç Mücahidler ©


                                

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ben de Filistin'im!


Ben de Filistin'im!

 

Doğar doğmaz bir İsrail askeri gördüm. Miğferliydi. Bana bakarken suratını buruşturuyor, ayrıca da ağzından burnundan dumanlar çıkarıyordu. Çok korkmuştum. Meğer sigara içiyormuş.

İkinci gördüğüm insan annemdi, ama o donuk gözlerle gökyüzüne bakıyordu. Halbuki bana bakmasını, bana bakıp gülümsemesini, sonra sarılmasını ve beni sevdiğini fısıldamasını isterdim. O an anneme öyle ihtiyacım vardı ki... Ne çare istediklerimi yapamazdı. Çünkü ölmüştü.

Annem İsrail barikatına takıldığı için, hastahane yolunda, çığlık çığlığa öldü. Ben karnındaydım henüz, doğum çok yakındı. Barikata takıldık. Annemi taşıyan ambulansın üzerine çevrildi namlular. Annemin karnındayken tanıdım kara namluları. Annemin haykırışları, çığlıkları doldu içime, ben de çığlıklar atmaya, tekmeler sallamaya başladım İsrail merhametsizliğine, anlayışsızlığına; fakat ne bana aldırdılar, ne anneme, ne de çaresizlik içinde yalvaran babamla amcama...

Son derece soğukkanlı, hatta keyifli bir yavaşlıkla ambulansın her yanını aradılar, aradılar. Neden sonra:
"Bir şey yok" dedi askerlerden biri komutanına, "ambulans temiz."
"Filistinliler'in bulunduğu hiçbir şey temiz değildir." derken sırıttı komutan:
"Lastikleri de söküp bakın!"
"Ama durum âcil, anne hayatını kaybedebilir. Bu durumda tabii bebek de ölür."
Komutan kısık bir kahkaha attı:
"Fena mı olur, iki yalelli eksilir dünyadan. Emellerimiz biraz daha gerçek hale gelir."

Ambulansın lastiklerini söktüler.

Babam yalvardı yalvardı, babama içim parçalandı...

Amcam yalvardı yalvardı, amcama içim parçalandı...

Annem inledi, bağırdı, ağladı, yalvardı, anneme içim parçalandı...

Meğer annem, babam, amcam birer Filistin'miş aslında; daha doğmadan, Filistin'e içim parçalanırmış; bunu çok sonra öğrendim ve öğrenir öğrenmez de bin parçaya bölündüm.

Bin parçaya bölündüğüm gün babamın kucağındaydım. Her taraftan silah sesleri geliyordu. Biz babamla caddenin karşı tarafına geçmeye çalışıyorduk. Birden kendimi yerde buldum.
"Babacığım!..."
Attığım çığlık benim bile kulaklarıma yabancı geldi. Babam az ötemde kanlar içinde yerde yatıyordu. Gözleri bana dikiliydi. Ağzından kan fışkırıyordu.
İsrail'e ikinci lânetimi o gün okudum. İntikam yeminini de o gün ettim.

On iki yaşına geldiğimde elimde sapan vardı. İsrail tanklarına taş atıyordum.

Arafat'ın "küçük general"lerinden biri olmak beni onurlandırıyordu, ama taş atarak üstünlük sağlamanın mümkün olmadığını da yavaş yavaş anlıyordum. Daha etkin bir mücadele vermeliydik. Peki nasıl?
Ne elde vardı, ne avuçta; ekmeğe bulamadığımız parayı, silaha nasıl bulacaktık? Bu arada amcamı götürmüşler, işkence etmişlerdi. Döndüğünde sakat biriydi. Aklını oynatmıştı.

Kudüs sokaklarında "Filistin öldüüü!" diye bağırarak koşuyordu. Bu yüzden iki kez Filistin polisi yakaladı amcamı. Son yakalanışında Filistin Devleti'ne hakaretten işkence gördü. Onu çıkmaz bir sokakta bulduklarında iki bacağı da kırıktı. Sonuçta o da öldü, ama çığlıkları sekiz yıldan beri kulaklarımda durur:

"Filistin öldüüü!"

Şimdi yirmi yaşındayım. Kulaklarımda annemin ve amcamın çığlıkları, gözlerimde babamın donuk gözleri...

"Ölmedileeer!" diye bağırmak istiyorum, "Filistinler ölmez!"

Çünkü Filistin'in yanında olan yüreğimle ben de bir Filistin'im!..

 


                                                                      Genç Mücahidler ©


                                

Yorum (2) Yorum yaz!